ÇOLUK ÇOCUĞU AÇ KALAN İŞÇİ İLE DİLENCİ

+ AlapliForum » Edebiyat & Fıkra & Hikaye » Hikaye ve Yazılar (Moderatörler: Yargıç, Kanca67)Konu:
|- ÇOLUK ÇOCUĞU AÇ KALAN İŞÇİ İLE DİLENCİ
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: ÇOLUK ÇOCUĞU AÇ KALAN İŞÇİ İLE DİLENCİ  (Okunma sayısı 171 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Efsane

  • Administrator
  • Albay
  • *****
  • 3336
    İleti
  • PRESTİJ +65535/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Kimse görmez sanma, Gece kara karıncayı gören var.
    • E-Posta
ÇOLUK ÇOCUĞU AÇ KALAN İŞÇİ İLE DİLENCİ
« : Eylül 14, 2011, 12:40:54 ÖÖ »

   
Fakir bir işçi, bir gün işinden çıkartılır.Bunun üzerine başka da hiçbir gelir kaynağı olmadığı için çoluk-çocuğuarka arkaya üç gün aç ve susuz kalır. Adam iş bulmak üzere nereye başvurduysa "İşimiz yok" cevabı ile kapılar yüzüne kapanmaktadır.Üst üste üç gün midelerine hiçbir gıda girmeyen yavruların dinmeyen ağlayışlarıannenin yüreğini parçalayacak dereceye gelir. Çaresizlikler içinde durumukocasına açar: "Bey, görmüyor musun? Açlıktan yavrularımızın yüzlerisarardı ve bağırsakları eridi. Hadi biz neyse dayanırız, ama onlar bukadarına tahammül edemezler; bu sefaletimizin sonu ne olacak; bir şey düşünmüyormusun?" dedi.



    Adam düşünceden önce eğilmiş başını eşinin yüzünedoğru kaldırarak ona der ki; "Karıcığım, günlerdir başvurmadığımkapı kalmadı. Piyasaya göre en düşük ücret karşılığında iş aradım,tek bir kerrecik olsun karnınızı doyurabileyim diye; olmadı. Kimse bana işvermiyor. Yavrularımın açlıktan erimeye yüz tutan ciğerleri benim de yüreğimiparçalıyor. Ama anlıyor ve görüyorsun ki, elimden bir şey gelmiyor."Bu sözler üzerine kadın kocasına der ki: Öyle ise şu benim gelinlik günlerindenkalma başörtümü götür sat; ne kadar tutuyorsa bir şeyler al getir de helebir kereliğine şu yavrucağızların karnını doyuralım; sonrasına, kullarınrızkını veren cömert ALLAH (c.c.) kerimdir. Elbette bize hayırlı kapı açar."


    Adam utançtan yüzü kızararak ve düştüğü acıklı, çaresizliğinıstırabını ruhunun derinliklerinde duyarak, karısının gelinlik çeyizsandığından çıkarıp getirdiği hiç kullanılmamış başörtüsünü alırve satmaya yollanır. Başörtüyü o zamanın parasıyla ancak iki dirhemesatabilir. Aldığı para ile yiyecek bir şeyler satın almaya giderken yolunüstünde bir dilenciye rastlar; adam gelip geçenlere şu sözlerleyalvarmaktadır: "ALLAH rızası ve peygamber aşkı için boş geçmeyiniz.ALLAH'ın hoşnutluğunu kazanmak karşılığında bana yardım etmek isteyenyok mu? Dünyada hiçbir şeyi olmayan kelimenin tam manasıyla muhtaç birkimseyim."


    Adam dilenciye sokulur karısının gelinlik başörtünüsatarak aldığı ve günlerdir açlıkla boğuşan yavrularının bir öğünlükyiyeceğine ödeyeceği iki dirhemi, olduğu gibi cebinden çıkarır zavallıdilenciye verir. Şimdi eli boş eve dönmekten gerçekten utanmaktadır; çemberinparası ne oldu diye sorduğu zaman karısına ne cevap verecek. Kadıncağızanasıl "Çemberine iki dirhem verdiler; onu da ilk rastladığım dilenciyeverdim; adamın yalvarmalarına dayanamadım" diyebilecekti. Bu düşünceleriçerisinde camiye varıp akşam namazını kıldıktan sonra çöken akşamkaranlığılı ile birlikte ve bomboş ellerle yine evine döndü. Karısı veçocukları sabırsız bakışlarla bir şeyler getirecek diye yolunu gözlüyorlardı.


    Geç de kalınca her halde iyi bir şeyler getirecek diyesevinmişlerdi. Adam ümitsiz bir halde ve hep önüne bakarak  kapıdan içerigirince kadın şaşakalır ve o akşam da aç kaldıklarını anlar yavrular daboşa giden ümitlerinin arkasından kim bilir kaçıncı kere hep bir ağızdanartık açlıktan kısılmaya yüz tutmuş zayıf bir sesle ağlamaya başlarlar.Kadın hem kızgın ve hemde şaşkın bir ifade ile kocasına başörtüsününe yaptığını sorar.


    Adam herşeyi olduğu gibi anlatarak başörtüyü sattıktansonra yiyecek bir şeyler almaya giderken yolda rastladığı dilenciye elindekiiki dirhemi verdiğini karısına söyleyeverir. Kadın işin iç yüzünü öğreninceüstün bir sabır ifadesi takınarak kocasına şöyle der: "Başörtününparasını madem ki ALLAH yolunda verdin; O ulu ve zengindir; gösterdiğin cömertliğinkarşılığında bize dilediği anda karşılığını vermek gücüne fazlasıylasahiptir. Sen yine en iyisini yaptın; bakalım önümüze hangi kapı açılacaktır."


    Sabahleyin kadın, kocasına bu defa yine baba evindengetirdiği bir duvar saatini verir,  "şimdi de bunu satmaya götürve karşılığında eline geçen para ile eve yiyecek bir şeyler getir"der. Ertesi gün adam, çarşının her tarafını gezerek saati satmaya çalışır.Fakat hiçbir müşteri bulamaz. Yorgun argın ve yine ile boş gideceği içinüzgün bir halde eve dönerken bir balık satıcısına rastlar. Adam avazınınçıktığı kadar yüksek bir sesle "balık, balık var, balık" diyebağırıyor. Fakat elinde son olarak kalan iki balığa müşteri bulamıyordu.


    Adam, balıkçıya sokulur ve ona der ki, "Şu saatbenim işime, o balıklar da senin işine yaramaz; öyleyse sen bana elindekalan iki balığı ver; ben de sana karşılık olarak şu saati vereyim."Müşteri ayartmak için sabahtan beri bağıra bağıra sesi kısılan balıkçı,adamın teklifini kabul eder, balıkları verir, karşılığında saati alarakoradan uzaklaşır.

    Günlerden beri ilk defa eve yiyecek bir şey götürebileceğiiçin ölçüsüz derecede sevinen adam, balıkları kapar kapmaz hızla evininyolunu tutar. Babalarının yiyecek bir şey getirdiğini gören çocuklar neşeile birbirlerine sarılırlar. Kadın balıkların içini temizlemek üzeremutfağa girer. Az sonra gördüklerinin karşısında şaşkına dönerek kocasınıçağırır. Balıklardan birinin karnından bağırsak yerine parlak ve iri birinci çıkmıştır.



    Adam inciyi alır; bir kuyumcuya koşar. Kuyumcu incininbenzersiz değerde bir mücevher olduğunu, kendilerine sattığı taktirde karşılığındaondörtbin dirhem ödemeye hazır olduğunu söyler. Adam artık anlar ki kötütalihi değişmiştir. Çektiği ağır sıkıntılar artık son bulmuş, Allahona nimet kapılarını açmıştır. İnciyi satarak kuyumcudan uça uça evineyönelir. Olup bitenleri karısına anlatınca bütün ev neşeye gömülür vehepsi bir ağızdan kederlerini gideren ALLAH'a ölçüsüz şükürler ederler.

    Tam bu sırada kapıya gelen bir dilencinin sesi duyulur.Adam dua ve yalvarmalar içinde içeriye şöyle seslenir. "Ey hane halkı,esirgeyici ALLAH size bağışladığından bana da verin." Adam hemen kapıyaçıkar dilenciye der ki: "tam şu anda Ulu ALLAH (c.c) hiç beklemediğimizbir şekilde ve içinde günlerce kıvrandığımız bir açlığın sonunda ondört bin dirhem bağışlamıştır. Madem ki sen ALLAH rızası için ALLAH'ınbağış ettiğinden pay istiyorsun dur bekle; bu paranın yarısını sanagetireyim. Kalan yarısı da bizim olsun."



    Kendisine ilk ağızda yedi bin dirhem kazandıran bu taksimefazlasıyla memnun görünerek razı olan dilenciye paranın yarısınıgetirmeye giden ev sahibi kapıya dönünce dilencinin orada olmadığını görür;sağı solu iyice araştırdıktan sonra her nedense adamın çekip gittiğinianlar.


    Ev sahii bütün keder ve sıkıntılardan sıyrılmış birrahatlık içinde yatağına uzanınca rüyasında kapıdan kaybolan akşamkidilenciyi görür, ona neden parayı beklemiyerek kaybolduğunu sorunca şucevabı alır; "ben herhangi bir dilenci değildim; ALLAH'ın meleklerindenbiriydim, hayırseverliğini ve ALLAH rızasına bağlılık dereceni ölçmeküzere insan kıyafetine girerek o anda kapına geldim, beni bizzat Ulu ALLAH(c.c) seni son bir defa daha deneyerek dereceni yükseltmek için evine gönderdi.Geçen akşam karının başörtüsüne karşılık eline geçen iki dirhemciğiçocuklarına yiyecek almaya giderken verdiğin dilenci de yine bendim. Gönülrahatlığı ile o iki dirhemi, ALLAH rızasını kazanayım diye bana verinceUlu ALLAH (c.c) sana o inciyi bağışladı. Bu akşamki ölçüsüz cömertliğininkarşılığında da öbür dünyanın eşsiz zenginlikteki Cennet nimetleriylekavuşacaksın."

    Ne mutlu senin gibi ALLAH rızasınıen sıkışık durumlarda bile baş gaye bilen bahtiyar mü'minlere...


Alıntı
KAYNAK: Ermişlerden Osman Efendi, SeçmeDini Hikayeler, Seda Yayınları, İstanbul 2000, s. 31-38

Seo4Smf Tagleri:
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
308 Gösterim
Son İleti Eylül 09, 2006, 09:26:42 ÖS
Gönderen: selman6767
2 Yanıt
452 Gösterim
Son İleti Ekim 22, 2006, 07:06:24 ÖS
Gönderen: Yargıç
4 Yanıt
562 Gösterim
Son İleti Nisan 24, 2008, 07:43:29 ÖS
Gönderen: Yargıç
0 Yanıt
366 Gösterim
Son İleti Eylül 16, 2008, 04:46:07 ÖÖ
Gönderen: Yargıç
Kız Çocuğu..

Başlatan tayfunkan Şiirler

0 Yanıt
249 Gösterim
Son İleti Ekim 25, 2009, 08:54:23 ÖS
Gönderen: tayfunkan