Miraç Gecesi Nedir? Nasıl Olmuştur? İslamiyet'teki Önemi Nedir?

+ AlapliForum » ๑۩۞۩๑ İslami Bilgiler Multimedia ๑۩۞۩๑ » Dini Bilgiler (Moderatör: Denge_35)Konu:
|- Miraç Gecesi Nedir? Nasıl Olmuştur? İslamiyet'teki Önemi Nedir?
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Miraç Gecesi Nedir? Nasıl Olmuştur? İslamiyet'teki Önemi Nedir?  (Okunma sayısı 1359 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

tayfunkan

  • Ziyaretçi
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Miraç Gecesi Nedir? Nasıl Olmuştur? İslamiyet'teki Önemi Nedir?

İslâm dininin kıymet verdiği mübarek gecelerden birisi de Mirac gecesidir. Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın beden ve ruh ile beraber, uyanık iken göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü, Allah-u Tealâ’nın emri ile Cennet ve Cehennem’in kendisine gösterildiği gecedir. Mirac, lügatta “merdiven” demektir. Yüksek bir yere çıkılan alet, vasıta veya yükseğe çıkmak mânâlarına gelir. Mirac hadisesi, Hz.Muhammed'in Peygamber oluşunun dokuzuncu yılına rastlayan Receb ayının 27. gecesinde vuku bulmuştur.

Miraç Nasıl Oldu? İslamiyet'teki Önemi Nedir?

Allah'ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Hz. Muhammed Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya ve yüce alemlere yükseldi.

Hz.Muhammed Mescid-i Haramdan (Mekke’den), Mescid-i Aksâ’ya (Kudüs’e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs’e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa’nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ’ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Hz.Muhammed burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.

Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin” dediler, tebrik ettiler.
Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkân ile vü-cub ortası (kâinatın bittiği yer) Sidretü’l-müntehâ’ya geldiler. Hz. Muhammed orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan (Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra her gün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü’l-Ma’mur’u ziyaret etti. Hz. Cebrail’in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekândan münezzeh (uzak) olan Cenab-ı Hakkın cemaliyle müşerref oldu.

Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam Allah'ın huzurundan döndükten sonra Hz. Musa ile karşılaştı., “Allah ümmetine neyi farz kıldı?” diye sorunca, Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam “50 vakit namaz” buyurdu.

Hz. Musa’nın, “Rabbine dön, azaltması için Rabbinden niyazda bulun, ümmetin buna güç yetiremez” demesi üzerine, Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam, beş sefer Cenab-ı Hakka niyazda bulundu, her seferinde 10 vakit indi, sonunda beş vakitte karar kıldı.

Daha sonra Hz. Muhammed Hz. Cebrail’in rehberliğinde Cenneti, Cehennemi, âhiret menzillerini ve bütün âlemleri gezdi, gördü, Mekke’ye döndü.

Sabah olunca Kabe’nin yanında Mekkelilere Miraçı anlattı. Onlar Hz. Muhammed (s.a.v)'den delil istediler. Hz. Muhammed de onlara yolda gördüğü kafilelerinden haber verdi. Kureyşliler hemen kafileleri karşılamak için Mekke dışına çıktılar. Gelenleri aynen Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam haber verdiği gibi gördüler, ama iman nasip olmadı.

Ama yine de Hz. Muhammed (s.a.v)'den üst üste Miraça çıktığına dair delil istediler. Hz. Muhammed Kudüs’e, Mescid-i Aksâ’ya uğradığını anlatınca Kureyşliler, “Bir ayda gidilebilen Bir yere Muhammed nasıl bir gecede gidip gelebilir?” diye itiraz ettiler, ardından da Mescid-i Aksâ’yı görmüş olanlar, “Mescid-i Aksâ’yı bize anlatır mısın?” diye Peygamberimize soru yönelttiler.

Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle anlattı:
“Onların yalanlamalarından ve sorularından çok sıkıldım. Hatta o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. Derken Cenab-ı Hak birden Beytü’l-Makdis’i bana gösterdi. Ben de ona bakarak her şeyi birer birer tarif ettim. Hatta bana, ‘Beytü’l-Makdis’in kaç kapısı var?’ diye sordular. Halbuki ben onun kapılarını saymamıştım. Beytü’l-Makdis karşımda görününce ona bakmaya ve kapılarını teker teker saymaya ve anlatmaya başladım.”

Bunun üzerine müşrikler:
“Vallahi dos doğru tarif ettin” dediler, ama yine de iman etmediler.

O esnada Hz. Ebû Bekir çıkageldi, müşrikler durumu ona haber verdiler. Hz. Ebû Bekir, “Eğer bu sözleri ondan duymuşsanız seksiz şüphesiz doğrudur” diyerek hemen tasdik etti ve bundan sonra Hz. Ebû Bekir “Sıddîk, tereddütsüz inanan” ünvanını aldı.

*Kaynaklar: 1. Mehmet Paksu (Mübarek Aylar, Günler ve Geceler)
2. Rehber Ansiklopedisi 14 - Sf.177

 

Seo4Smf Tagleri:
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1749 Gösterim
Son İleti May 06, 2006, 03:20:07 ÖS
Gönderen: anakin
0 Yanıt
1818 Gösterim
Son İleti May 22, 2006, 02:06:02 ÖS
Gönderen: erdalatan
1 Yanıt
1932 Gösterim
Son İleti Mar 11, 2008, 06:31:22 ÖS
Gönderen: Katre
0 Yanıt
1537 Gösterim
Son İleti Eyl 03, 2006, 12:41:14 ÖÖ
Gönderen: selman6767
0 Yanıt
1497 Gösterim
Son İleti Ara 31, 2006, 02:50:07 ÖS
Gönderen: Yargıç
7 Yanıt
3366 Gösterim
Son İleti Oca 19, 2008, 10:20:04 ÖÖ
Gönderen: SonOsmanlı
2 Yanıt
1858 Gösterim
Son İleti Oca 04, 2008, 02:59:17 ÖS
Gönderen: tepeköylü_vurucu67
1 Yanıt
1702 Gösterim
Son İleti May 26, 2008, 09:05:33 ÖS
Gönderen: MiSs_PrEnSeS
1 Yanıt
1644 Gösterim
Son İleti May 03, 2010, 12:00:49 ÖÖ
Gönderen: Efsane
1 Yanıt
1339 Gösterim
Son İleti Eyl 02, 2010, 06:03:29 ÖS
Gönderen: Efsane