ÇOCUK SAĞLIĞI

+ AlapliForum » Her Telden... » Her Telden Var » Çocuk Bölümü (Moderatörler: Yargıç, SonOsmanlı, kanuni67, Kanca67, Ceylannur)Konu:
|- ÇOCUK SAĞLIĞI
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: ÇOCUK SAĞLIĞI  (Okunma sayısı 1069 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

selman6767

  • Albay
  • *****
  • 657
    İleti
  • PRESTİJ +5/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • www.otelburcu.com
ÇOCUK SAĞLIĞI
« : Kasım 15, 2006, 12:42:08 ÖÖ »
Bu bölümümüzde,minik yavrularımızın sağlığı ile bilgileri paylaşabiliriz.
www.otelburcu.com
*********************
Günümüz de radyo, TV., gazete ve dergiler ,broşür, şiir ve resim gibi araçlar propaganda araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu araçlar,doğru yoldan sapmış, iyilik ve güzelliği terk etmiş, günahlar içine batmış olarak tanımlanan fısk içerisindeki kişilerin kontrolünde olduğu zaman, yalanlama, kandırma, hakkı batıla bulaştırma, gerçekleri saklama, münafıklık göstermek şeklinde kendini gösterir.
-----------------
GÖRSEL VE YAZILI BASINI İYİ İZLEYİNİ

selman6767

  • Albay
  • *****
  • 657
    İleti
  • PRESTİJ +5/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • www.otelburcu.com
Çocuklarda grip
« Yanıtla #1 : Kasım 15, 2006, 12:43:11 ÖÖ »
Çocuklarda griple yaşamı tehdit eden komplikasyonların gelişme riski yüksektir. Ailelerin yaptığı en büyük hata ise; gripli çocuğa hemen antibiyotik vermek olur.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Cengiz Canpolat, çocuklar ve griple ilgili soruları yanıtladı.

Grip, çocuklarda daha mı tehlikeli oluyor?

Çocuklarda grip daha tehlikeli değil. Ancak altta yatan kronik bir rahatsızlığı varsa, oldukça tehlikeli oluyor. Yani akciğer, kalp, böbrek, astım, lösemi gibi hastalığı bulunanlarda önemli oluyor. Onların ve onlara bakanların da grip aşısı olmasını öneriyoruz. Bu durumdaki çocuklar grip olduğunda, altta yatan hastalık alevleniyor. Bunun dışında iki yaşından sonra çocukların bağışıklığı, erişkinlerle aynı düzeye geldiği için, grip daha tehlikeli gibi bir hastalık olarak ortaya çıkmıyor.

Grip olan çocuğa ne yapmalı, hemen hastaneye mi gitmeli, yoksa tedaviye evde başlanabilir mi?

Tedaviye öncelikli olarak evde başlanabilir, gribin hastanede tedavi olması gibi bir şey söz konusu değildir. Çocuğun yüksek ateşi düşürülür, bol sıvı ile desteklenir. Onun dışında çocuğun bağışıklık sistemi çalışır. Bazı destek ilaçlar var, ama çocuklarda grip ilaçlarını vermemeye çalışıyoruz. Çocuk, grip enfeksiyonunu kendi kendine yenebilir. Ancak semptomlar artıyorsa, o zaman hastaneye götürülmeli.

Çocuklarda grip hangi hastalıklara neden olabiliyor?

Viral enfeksiyonlar vücudun bağışıklık sisteminde geçici bir düzensizliğe neden olabileceği için zatürree, orta kulak enfeksiyonları ve sinüzit gibi komplikasyonlar oluşabilir. Gribin semptomlarının çok uzun sürmesi lazım. Ateşinin 4-5 günden fazla sürüp, öksürüğünün giderek artması gerekiyor ki, diğer hastalıklardan şüphelenelim.

Grip tedavisinde ailelerin yaptığı en büyük hatalar nelerdir?

Ailelerin yaptığı en büyük hata; grip olan çocuğa hemen antibiyotik verilmesi. Antibiyotik vücuttaki doğal bağışıklığı baskılar, dirençli bakterilerin oluşmasını sağlar. Ancak, daha sonraki enfeksiyonlar için olumsuz zemin hazırlar. Ayrıca bunu yapan sadece aileler değil, doktorlar da çoğu zaman böyle yapıyor.

Sizce ne tip ilaçlarla çocukların tedavisi yapılmalı, ilaç vermeden gribin iyileşmesi mümkün mü?

Çok zor durumda kalmadıkça grip çocuklara ilaç vermemek gerekiyor. Özellikle de aspirin. Aspirin; akut karaciğer yetmezliğine neden olabileceği için, grip halinde de hiç kullanılmaması lazım.

Çocuğa anne sütünden grip bulaşır mı?

Hayır, annenin solunum yoluyla bulaşır. Gerekli el yıkama ve maske gibi önlemleri uygularsa çocuğuna gribin anne sütüyle bulaşmaması gerekir.

Grip olan çocuklara hastalık dönemi boyunca ek vitamin ya da bazı özel gıdalar verilmesi gerekiyor mu?

Çok yüksek dozda C vitaminine ilişkin bazı bilimsel yayınlar var. Ancak çok net değil. Bizim önerimiz hasta çocuklara bol taze meyve-sebze ağırlıklı bir diyet oluyor. Portakal ve greyfurt suyu öneriyorum.

Çocuğun grip mi yoksa, soğuk algınlığı mı olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Grip ve soğuk algınlığının semptomları benzer olabilir. Ancak grip; soğuk algınlığından daha tehlikelidir. Gribin tipik belirtileri yüksek ateş 39-40), baş ağrısı, şiddetli öksürük, aşırı yorgunluk ve ağrıdır. Soğuk algınlığının tersine grip, birçok kişide ağır hastalığa ve yaşamı tehdit eden hastalıklara bile yol açabilir. Soğuk algınlığı yatak ıstirahati gerektirmeyebilir, ayakta geçirilebilir. Ancak gripte; ateş belirgindir ve mutlaka yatak istirahati şarttır.
www.otelburcu.com
*********************
Günümüz de radyo, TV., gazete ve dergiler ,broşür, şiir ve resim gibi araçlar propaganda araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu araçlar,doğru yoldan sapmış, iyilik ve güzelliği terk etmiş, günahlar içine batmış olarak tanımlanan fısk içerisindeki kişilerin kontrolünde olduğu zaman, yalanlama, kandırma, hakkı batıla bulaştırma, gerçekleri saklama, münafıklık göstermek şeklinde kendini gösterir.
-----------------
GÖRSEL VE YAZILI BASINI İYİ İZLEYİNİ

selman6767

  • Albay
  • *****
  • 657
    İleti
  • PRESTİJ +5/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • www.otelburcu.com
Ateşle gelen havale
« Yanıtla #2 : Kasım 15, 2006, 12:44:08 ÖÖ »
Ateşle gelen havale
Bebeklerde ve küçük çocuklarda enfeksiyon hastalıklarına daha sık rastlandığı için, hastalıklarının büyük bir kısmında ateş yükselmesi oluyor.
Son zamanlarda salgın halini alan grip, herkeste yüksek ateş nedeni oluyor. Özellikle bebekleri olan aileler, ateşle gelen havaleden endişe ediyorlar. Bebeklerin hastalıklarını anlamak çok kolay değil. Derdini anlatamadıkları için, sadece ağlarlar.

Genelde huzursuz ve çok ağlayan bir bebekte de ağlama da ipucu olarak değerlendirilmeyebilir. Eğer bebeğin yeme, içme ve uyuma alışkanlıklarında dikkat çekici bir değişme varsa, o çocuğun hasta olduğu düşünülür.

Her hastalık ateş yükselmesine neden olmazsa da, bebeklerde ve küçük çocuklarda enfeksiyon hastalıkları daha sık rastlandığı için, hastalıklarının büyük bir kısmında ateş yükselmesi olacaktır. Bu nedenle bebeğin ateşini ölçmek sağlığı hakkında bilgi verecektir. Cildin terli ve bebeğin hareketli olması nedeniyle, koltuk altı yerine makattan ateş ölçmek daha doğrudur.

Yüksek ateş ne zaman önemlidir?

Eğer bir bebeğin makattan ölçülen ateşi 38 dereceden fazla ise, o bebekte yüksek ateş olduğunu kanıtlar. Ancak çoğu zaman ateşin yüksekliğinden çok bebeğin genel durumu daha da önemlidir. Ateşi normale yakın ama halsiz, devamlı uyuyan, mama yemek ya da süt içmek istemeyen bir bebek, 39 derece ateşi olmasına rağmen, canlı hareketli, beslenmesini sürdüren bir bebeğe oranla daha hastadır.

Eğer iki aylıktan küçük bir bebeğin ateşi 38 dereceyi aşarsa doktora götürmek gerekir. İki aylıktan büyük bebek için doktora götürme sınırı 39 derece ateştir. Ancak daha düşük rakamlarda da olsa ateş, üç günden daha fazla sürüyorsa, doktora götürmek gerekecektir
__________________
www.otelburcu.com
*********************
Günümüz de radyo, TV., gazete ve dergiler ,broşür, şiir ve resim gibi araçlar propaganda araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu araçlar,doğru yoldan sapmış, iyilik ve güzelliği terk etmiş, günahlar içine batmış olarak tanımlanan fısk içerisindeki kişilerin kontrolünde olduğu zaman, yalanlama, kandırma, hakkı batıla bulaştırma, gerçekleri saklama, münafıklık göstermek şeklinde kendini gösterir.
-----------------
GÖRSEL VE YAZILI BASINI İYİ İZLEYİNİ

selman6767

  • Albay
  • *****
  • 657
    İleti
  • PRESTİJ +5/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • www.otelburcu.com
Büyüme ağrısı? Peki başka ne olabilir?
« Yanıtla #3 : Kasım 29, 2006, 02:58:13 ÖÖ »
Büyüme ağrısı? Peki başka ne olabilir?
----------------------------------------

Çocukluk çağında anne babaları tedirgin eden ağrıları dikkatle takip etmek gerekir. Bu ağrıları büyüme ağrıları olarak küçümseme, ileride daha büyük problemlerin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Eklem ve kemik ağrıları, akla birçok hastalık getirirken ailelere sıklıkla "Acaba büyüme ağrısı da olabilir mi?" diye düşündürür. Konuyla ilgili olarak Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr Burcu Sönmez: "Büyüme Ağrısı, en sık 4 ile 5 yaşları arası çocuklarda, klasik olarak diz arkasındaki boşlukta ve sadece gece gözlenir. Gündüz gözlenen ağrı büyüme ağrısı değildir. Büyüme ağrısı iyi huyludur ve kendi kendine geçer. Aile içinde başka bireylerde de benzer tabloların öyküsü bulunabilir. Ağrı,masaj ve çocuğa güven verici açıklamalar yardımı ile azalır. Basit ağrı kesicilere cevap çok iyidir. Başka bir tedavi gerektirmez" şeklinde konuştu.

Şikayetlerini yetişkinler gibi dile getiremedikleri için, çocukların, hastalıklarının tanısı açısından daha fazla dikkatle ele alınmaları gerekir.

Okul veya günlük yaşam içindeki çeşitli aktivitelere ağrı nedeni ile katılmak istemeyen çocukların, şikayet olan bölgede ağrıya eşlik eden şişlik, ısı artışı, renk değişikliği (kızarma- morarma), hareket kısıtlılığı da varsa, mutlaka bir doktor tarafından “çocukluk çağı romatizmal hastalıkları” açısından değerlendirilmeleri ve muayene edilmeleri gerekir.

Büyüme ağrıları deyip geçmeyin. Çocukluk çağında görülen ağrıların başka sebepleri de olabilir. Romatizma bunların başında geliyor. Üstelik aşırı anne-baba baskısı, cinsel tacize maruz kalma gibi sebepler de psikojenik romatizmaya yol açabiliyor.

Dr Burcu Sönmez, “Fiziksel veya laboratuar bulguları normal olmasına rağmen yakınmaları devam eden bazı çocukların şikayetleri telkin ile kısa zamanda düzelirken, bazılarının da ruhsal sorunlarını, fiziksel şikayetleri ile gizlemeleri söz konusu olabilir. Bu durumda normal bulgulara rağmen şikayetler devam ediyor ise, çocukların psikiyatri/ psikolog tarafından da değerlendirilerek aile içi problemler veya başka ruhsal nedenler açısından ele alınması gerekir" diyor.

Aşırı anne-baba baskısı altında olan "mükemmel çocuklar"da, başarı için aşırı baskı, cinsel tacize maruz kalanlarda, her çeşit psikolojik stres, “psikojenik romatizma” bulguları ortaya çıkabilir. Altta yatan psikolojik faktörler tanınıp, düzeltilmedikçe şikayetlerin tekrarladığı gözlenir, diyen Dr Burcu Sönmez özelikle bu mevsimde dikkatli olunması gerektiği konusunda tüm anne ve babaları uyarıyor
__________________
www.otelburcu.com
*********************
Günümüz de radyo, TV., gazete ve dergiler ,broşür, şiir ve resim gibi araçlar propaganda araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu araçlar,doğru yoldan sapmış, iyilik ve güzelliği terk etmiş, günahlar içine batmış olarak tanımlanan fısk içerisindeki kişilerin kontrolünde olduğu zaman, yalanlama, kandırma, hakkı batıla bulaştırma, gerçekleri saklama, münafıklık göstermek şeklinde kendini gösterir.
-----------------
GÖRSEL VE YAZILI BASINI İYİ İZLEYİNİ

selman6767

  • Albay
  • *****
  • 657
    İleti
  • PRESTİJ +5/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • www.otelburcu.com
En güzel armağan anne sütüdür
« Yanıtla #4 : Aralık 20, 2006, 12:56:53 ÖÖ »
En güzel armağan anne sütüdür
Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nin 'Bebek Dostu Hastane' unvanını aldıktan sonra hastanede yapılan yenilikleri basın mensuplarına tanıtan Dr. Adem Özden bebek dostu hastane olmalarından dolayı hem annelere hem de anne adaylarına anne sütü konusunda bazı tavsiyelerde bulundu. Annenin bebeğini ne kadar erken ve sık emzirmeye başlarsa sütünün o derecede daha fazla artacağına dikkat çeken Dr. Özden, bölgedeki birçok kadının anne sütü ve yeni doğan bebeğine nasıl süt vereceği konusunda eğitim almadığını ve bu yüzden birçok annenin bebeğini yanlış emzirmesinden dolayı sütünün kesildiğini söyledi. Anne sütünün ekonomik olması, özel harcama gerektirmemesi, daima hazır, ulaşılabilir ve uygun ısıda olması, her bebek için en iyi, en doğal, en taze besin olmasının en büyük özelliği olduğunu belirten Dr. Özden, “Doğumdan sonraki 3-4 gün boyunca gelen sarımsı ve kıvamlı süt olan ve kolostrum olarak adlandırılan bu süt, bebeği enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliği olan 'antikor' denilen doğal aşı maddelerini içerdiği için çok değerlidir. Daha sonraki günlerde normal süt salgılanmaya başlar. Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün olduğunca doğumdan sonraki ilk 30 dakika, 1 saat içinde başlanmalıdır” dedi.
www.otelburcu.com
*********************
Günümüz de radyo, TV., gazete ve dergiler ,broşür, şiir ve resim gibi araçlar propaganda araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu araçlar,doğru yoldan sapmış, iyilik ve güzelliği terk etmiş, günahlar içine batmış olarak tanımlanan fısk içerisindeki kişilerin kontrolünde olduğu zaman, yalanlama, kandırma, hakkı batıla bulaştırma, gerçekleri saklama, münafıklık göstermek şeklinde kendini gösterir.
-----------------
GÖRSEL VE YAZILI BASINI İYİ İZLEYİNİ

kesginh

  • Ziyaretçi
Ynt: ÇOCUK SAĞLIĞI
« Yanıtla #5 : Mayıs 18, 2007, 01:42:24 ÖÖ »
 :'( :'(BÜTÜN HERKESE DUYRULUR ŞU ARA ''KABAKULAK'' OKULLARDA CİRİT ATIYOR LÜTFEN DİKKAT BENİM ÇOCUĞUM YENİ ATLATTI. :'( :'(

Seo4Smf Tagleri:
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
509 Gösterim
Son İleti Haziran 29, 2006, 07:50:03 ÖS
Gönderen: Qarizma
0 Yanıt
292 Gösterim
Son İleti Eylül 02, 2006, 02:10:17 ÖÖ
Gönderen: Yargıç
0 Yanıt
330 Gösterim
Son İleti Aralık 20, 2006, 06:52:05 ÖS
Gönderen: Yargıç
6 Yanıt
525 Gösterim
Son İleti Ekim 12, 2009, 11:30:18 ÖÖ
Gönderen: tufan67
2 Yanıt
721 Gösterim
Son İleti Eylül 05, 2010, 05:15:08 ÖS
Gönderen: safaca