Hıdrellez ; Hz. hizir ( Aleyhisselam )‏

+ AlapliForum » Alapli.Biz » Duyurular (Moderatörler: Yargıç, kanuni67, Kanca67)Konu:
|- Hıdrellez ; Hz. hizir ( Aleyhisselam )‏
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Hıdrellez ; Hz. hizir ( Aleyhisselam )‏  (Okunma sayısı 2166 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

DESİNLER

  • Ziyaretçi
Hıdrellez ; Hz. hizir ( Aleyhisselam )‏
« : Mayıs 06, 2011, 03:24:06 ÖÖ »
Miladi takvimle6  Mayıs günü Hıdırellez’dir. Hızırgünleri yani yaz  mevsiminin başlangıcı sayılan 6 Mayıs günü, Rumî senede Nisan ayının yirmi üçüncü  gününe rast  gelir.

Bilindiği üzere Rumî takvimde yıl,HızırveKasım(yaz ve kış)  günleri olarak ikiye ayrılır. Mayıs ayının 6’sında Hızır ile yaz başlar, 186 gün  sürer. Kasım ayının 8′ine kadar devam eder ve bundan sonra kış başlar. 179 gün  sürer. Şubat’ın 29 çektiği artık yıllarda ise 180 gün  olur.   

Hıdırellezdenmesinin  sebebi; çeşitli dini kaynaklarda Mûsâaleyhisselâmın ümmetinden bir velî veya peygamber  olduğu bildirilen veKur’ân-ı Kerîm’de,“Kullarımızdan bir  kul…”(1) diye anılanHızır‘ın (Hıdır) kurak bir yerde oturması ile o yerin  yeşerip dalgalanmaya başladığı, hadîs-i şerîfte bildirilmiştir. Bu sebeple yaz  başlangıcında ortalığın yeşermeğe başladığı güne yeşil mânâsına  gelenHıdır günü,yine bu gündeHıdırileİlyâs‘ın (aleyhimesselâm) buluştukları rivâyeti sebebiyle  deHıdırellezdenmiştir.   

Dinî kaynaklarımız,Hz. HızırveHz.  İlyâsınALLAH Teâlâ’nın sevgili kullarından olduğunu haber vermekle  beraber onlar adına mukaddes bir günün varlığını bildirmemektedir. Hıdırellezgünününİslâm’da dînî bir hüviyeti ve kudsiyeti yoktur. O bakımdan  6 Mayıs’ta dinimizin tasvip etmediği tarzda kutlamalarda bulunmak, eğlenmek  haramdır.

HIZIR VE İLYAS ALEYHİMESSELÂM  KİMDİR VE NE HÂLDEDİRLER?

Hızır aleyhisselâm, peygamber olması kuvvetle muhtemel,  ilim ve hikmet sahibi bir zâttır. Tasavvuf erbâbına ve hadis âlimlerine  göreHz. Hızırhayattadır, diridir. NitekimMuhyiddîn-i Arabî (k.s.) Fütuhât-ı Mekkiye’sinde Hızır aleyhisselâmın hayatta olduğuna dair  bilgiler verir.İbn Salâhveİmam  Nevevîgibi bazı zâtlar da Hızır aleyhisselâmın  yaşadığı hakkında büyük âlimlerin görüş birliğinde olduklarını nakletmişler… Ve  yeryüzündeâb-ı hayat’ın(hayat suyu) var olduğunu, ondan içenin  kıyâmete kadar hayatta kalacağını,Hızıraleyhisselâmın da ondan içtiğini haber  vermişlerdir.   

Hızır (Aleyküm Selam.) bazı kimselere görünür, darda kalanlara  yardım eder, hayırlı ve güzel yerlerde bulunur. KimiALLAH dostları,sıkıntılı anlarda,Hızıraleyhisselâmdan istimdat için zaman-zaman aşağıdaki  beyti okumuşlardır.   

Edrik Ebe’l-Abbas ennî  münhasır
Seyyidî Belyâ’bni Melkâni’l-Hızır
(Lâ edrî)   

Meali: Efendim Belyâ, Melkân’ın oğlu Hızır! Yetiş ey  Ebu’l-Abbas, sıkıntıdayım, demektir.   

Açıklama: “Belyâ” Hızır aleyhisselâmın adı,Melkân” babasının adıdır. Künyesi de, “Ebu’l-Abbas”tır.   

Tarîk-ı Nakşî Müceddidin kolu silsilesinin 33. ve son  halkasını teşkil eden Süleyman Hilmi Silistrevi(k.s.) hazretlerinin, ders arasında bazan, hem yukardaki  beyti hem de şu beyti cezbeli bir tarzda okudukları, talebeleri tarafından  nakledilmektedir…   

Edrik Ebe’l-Kaasım, ennî  münhasırun;
Seyyidî Muhammedü’bni  Abdullâhi’bni
Abdü’l-Muttalib,  hüve’n-nûr.



Kur’ân-ı Kerim’deHızıraleyhisselâmın isminden açıkça bahsedilmez.  AncakKehf sûresinin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâile alâkalı  kıssada, “Kullarımızdan bir kul buldular  ki, ona katımızdan bir rahmet vermiş ve yine ona tarafımızdan bir ilim  öğretmiştik.”(2) diye bahsedilen zâtınHızıraleyhisselâm  olduğu anlaşılmaktadır. Zira bizzatPeygamber  Efendimiz’den (Selamun Aleyküm.v.) gelen sahih hadislerde, bu şahsın Hızır aleyhisselâm olduğu açıkça  belirtilmiştir.(3)

Dilerseniz sözü fazla uzatmadanHicrîikinci bin  yılın müceddidiİmâm-ı Rabbânî Ahmed Farukî  es-Serhendî(k.s.) hazretlerine bırakalım. Yazdıkları bir  mektupta o şunları anlatıyor:   

“Arkadaşların,  Hızır’ın(alâ nebiyyinâ ve  aleyhimü’s-salâtü ve’s-selâm)ahvâlini  sormalarının üzerinden belli bir zaman geçti. Ancak fakîr, lâyıkı veçhile onun  ahvâline ıttılâı olmadığından(gerekli ve tatminkâr bir bilgiye sahip  bulunmadığımdan)dolayı cevap vermekte tevakkuf  ettim(durup bekledim).   

“Bir gün sabah  halakasında(zikir meclisinde), Hz. Hızır ve İlyas’ı(aleyhimesselâm),rûhânîler sûretinde hazır  vaziyette gördüm. Hızır aleyhisselâm, rûhânî bir ilkâ(kalbime  gelen bir hitâb)ile şöyle dedi:   

– “Biz, ruhlar âlemindeyiz. Hak  sübhânehû ve teâlâ hazretleri, ruhlarımıza öyle kâmil bir kudret verdi ki; biz,  cisimlerin şekil ve sûretlerini alıp onlar gibi olabiliriz… Ve bizden de, bu  sûret ve şekillerini aldığımız cisimlerden meydana gelen cismânî harekât ve  sekenât yani duruş ve davranışlar, cesede ait ibâdet ve tâatler de aynen meydana  gelir.’   

“Bu esnâda ben,   

– “Siz namazı İmam Şâfiî’nin (rh.) mezhebine göre kılıyorsunuz’  dedim.   

“O da şöyle cevap  verdi:   

– “Biz şerîatlerle mükellef değiliz; lâkin kutb-i  medâr’ın (4) mühim işlerinin görülmesi bize  bağlıdır, o da İmam Şâfiî mezhebi üzeredir, dolayısıyla biz de onun arkasında  İmam Şâfiî’nin (rh.) mezhebine göre namaz  kılarız.’   

“İşte o zaman anlaşıldı ki; onların ibâdet ve  tâatlerine mükâfat terettüb etmez (sevab  yazılmaz, ecir ve mükâfat verilmez).Onların ibâdet ve  tâatleri, tâat ehline muvâfakat (uygun  olma) ve  ibâdetlerin sûretine riâyet içindir.   

“Ve yine anlaşıldı ki; velâyet kemâlâtı Şâfiî  fıkhına, nübüvvet kemâlâtı ise Hanefî fıkhına uygundur. 

“İşte bu sırada,Hâce Muhammed Pârsâ’nın (k.s.), kendisinden naklen Fusûl-i Sitte’de zikrolunan, İsaalâ nebiyyinâ ve aleyhi’s-salâtü  ve’s-selâmyeryüzüne indikten sonra Ebû  Hanîfe’nin(rh.)mezhebiyle amel  eder’sözünün hakikati de anlaşılmış oldu. (Mümkündür ki bu  cümle,İsaaleyhisselâm  ileİmâm-ı A’zâmhazretlerinin ictihadlarının benzerliği dolayısiyle  söylenmiştir. YaniHz. İsa’nın ictihâdı, İmâm-ı A’zâmhazretlerinin ictihâdına uygun olacak; ama onu taklid  etmeyecektir. Zira onun şânı, ümmet ulemâsını taklid etmekten yana yücedir.)  (5)   

“Yine bu esnada, onlardanyardım istemekveduâ taleb  etmekhatırıma geldi. Hızır aleyhisselâm  da,   

– “Hak sübhânehû ve teâlânın  inâyeti(lûtuf ve yardımı),bir şahsın hâlini şumûlüne  alıyorsa(onu ihâta ediyor, kuşatıyorsa),ona biz karışamayız, tesir ve  nüfûzumuz olmaz’dedi.   

“Âdeta onlar, kendilerini aradan çıkarmış  gibiydiler.   

“Hz. İlyas alâ nebiyyinâ ve aleyhi’s-salâtü  ve’s-selâma gelince; o bu esnada hiç konuşmadı.”(6) 

“Hazret-i Hâce Muhammed Pârsâ (k.s.), ‘Hızır’ın (alâ Nebiyyinâ ve aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm)  rûhâniyeti, ledünnî ilimlerin gelmesinde vâsıtadır’  dedi.   

“Görünen o ki; bu söz, mâneviyat  yolculuğundakibaşlangıçveortahâllere  nisbetle söylenmiştir. Zira açık keşfin şehâdet ettiği gibi, mühtehînin yani  mânevî yolda başlangıç ve orta menzilleri aşmış olansondakilerinmuâmelesi/durumu bir başka şeydir. Bunun  doğruluğunu,Şeyh Abdülkadir Geylânî’den (kaddesallâhü  teâlâ sırrahû) yapılan bir nakil de kuvvetlendirmektedir. Bir gün o  minbere çıkmış, ilimleri ve ma’rifetleri açıklıyordu. Bu esnada  oradanHızıraleyhisselâm  geçmekteydi. Şeyh  ona seslenerek şöyle dedi:   

“Ey İsrâilî, gel de Muhammedî  kelâmı dinle!’   

“Şeyh’in bu ifâdesinden de anlaşılmaktadır ki, Hızır  (Aleyküm Selam.) Muhammedîler’den değil, geçmiş milletlerdendir. Hâl böyle olunca, o nasıl  Muhammedîler’e vâsıta olabilir?”(7)

HZ MUSA VE  HIZIR ALEYHİMESSELAM   

Kehf suresinde geçen ilm-i ledündersini  aldıktan sonraMusaaleyhisselamHızıraleyhisselama,   

- “Bu ilmi sana Rabbim hangi  amelin karşılığında verdi? Onu bana öğret de, ben de onunla amel ederek bu ilmi  elde edeyim”dedi.Hızır(Aleyküm Selam.)  da,   

- “ALLAH için, mâsiyete sabr  etmem sayesinde”diye cevap verdi. (Şuabü’l-İman)   

HIZIR (Aleyküm Selam.) KİMLERLE  BULUŞUR?

Ali Darîrihazretleri,Hızıraleyhisselâmın dünyada bir kimseyi dost edinip, onun  ziyaretine gelmesi için dört şart vardır, buyuruyor:   

1. O kimse, her halükârda  Rasûlüllah’ın sünnetine uyan biri olacak.

2. Kalbinde dünyaya karşı bir  his ve ihtiras asla olmıyacak.

3. Bütün Müslümanlar için temiz  bir duyguya ve kalbe sahip olacak.

4. Hile, haset, kin gibi  duygular içinde asla olmıyacak.

Devamla buyurdular ki:Bu şartlar kendinde olmıyan  insan, ibadetle melekleşse bile, yine Hızır (Aleyküm Selam.) ona uğramaz ve onunla arkadaşlık  te’sis etmez.(8)   

Alıntı
Kaynak:   

(1) el-Kehf, sûresi, 18/65
(2) el-Kehf sûresi,  18/65.
(3) Buhârî, Sahîh, İlim, 16, 44.
(4) “Kutb-i medâr“ın açıklaması için bkz. “Kutub kimdir, Kutb-i irşad kime denir?”  başlıklı yazımız.
(5) el-Mektûbât, İmâm-ı Rabbânî, 2, 55.
(6) el-Mektûbât,  İmâm-ı Rabbânî, 1, 282.
(7) el-Mektûbât, İmâm-ı Rabbânî, 2, 55.
(8)  Tabakatü’l-Kübra, C. 4, S. 1683.

Cumanız  Mübarek Olsun
« Son Düzenleme: Mayıs 17, 2011, 08:09:30 ÖS Gönderen: DESİNLER »

Efsane

  • Administrator
  • Albay
  • *****
  • 3337
    İleti
  • PRESTİJ +65535/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Kimse görmez sanma, Gece kara karıncayı gören var.
    • E-Posta
Hıdrellez ; Hz. hizir ( Aleyhisselam )‏
« Yanıtla #1 : Haziran 17, 2011, 11:12:38 ÖS »
[HIGHLIGHT=#ff0000]Hi welcome new members to the forum,[HIGHLIGHT=#ffffff]
[/HIGHLIGHT]the board is a platform for high-quality shares
where do you open or advertising purposes in any subjects
will be removed by the administration.
FYI. (management)
[/SIZE][/HIGHLIGHT][/B]

janvaljan34

  • Ziyaretçi
Hıdrellez ; Hz. hizir ( Aleyhisselam )‏
« Yanıtla #2 : Haziran 22, 2011, 04:46:11 ÖS »
hımmm... anladımm... :(

Efsane

  • Administrator
  • Albay
  • *****
  • 3337
    İleti
  • PRESTİJ +65535/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Kimse görmez sanma, Gece kara karıncayı gören var.
    • E-Posta
Hıdrellez ; Hz. hizir ( Aleyhisselam )‏
« Yanıtla #3 : Temmuz 02, 2011, 12:34:23 ÖÖ »
hımmm... anladımm... :(
Eminmisin janvaljan ;)

Seo4Smf Tagleri:
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
Şehitler Ölmez‏,

Başlatan Efsane Şiirler

0 Yanıt
251 Gösterim
Son İleti Haziran 03, 2010, 03:26:48 ÖÖ
Gönderen: Efsane
0 Yanıt
216 Gösterim
Son İleti Kasım 02, 2010, 02:18:38 ÖÖ
Gönderen: DESİNLER
0 Yanıt
228 Gösterim
Son İleti Kasım 02, 2010, 02:23:41 ÖÖ
Gönderen: DESİNLER
0 Yanıt
237 Gösterim
Son İleti Kasım 02, 2010, 04:14:43 ÖÖ
Gönderen: DESİNLER
0 Yanıt
216 Gösterim
Son İleti Kasım 02, 2010, 04:50:33 ÖÖ
Gönderen: DESİNLER