SIIR BÖLÜMÜ

+ AlapliForum » Edebiyat & Fıkra & Hikaye » Şiirler (Moderatör: Yargıç)Konu:
|- SIIR BÖLÜMÜ
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: SIIR BÖLÜMÜ  (Okunma sayısı 2594 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
SIIR BÖLÜMÜ
« : Temmuz 24, 2006, 07:37:39 ÖS »
ADIMLA NASIL BERABERSEM!!

Adımla Nasıl Berabersem
hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmıyan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın....


Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM
« Yanıtla #1 : Temmuz 24, 2006, 07:39:50 ÖS »
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM


Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar,
bu şehri terk edeli
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı,
yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile
Pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanıldığımdın
Yangınımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum

Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terkediyorum

"Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda.
"Ya öldür beni"dedim
Ya da ğit benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim.
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yarini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi
Benden
İçimden
Terkediyorum.


Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
Kisa Ve Güzel Siirler
« Yanıtla #2 : Temmuz 26, 2006, 12:10:32 ÖÖ »
Yalniz sen varsin beyaz gülüm
evde bahçede ve sokakta,
bir eylül akşamı gördüğüm ,
o beyaz hayalsin uzakta..


 
 yeter.. gel artık yeter..
karanfiller açtı gel
kış bahçesinde , güller
beyaz güller açtı gel


 
 Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?


 
 Özleme bir diyeceğim yok.
O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.


 
 Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.


 
 Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.


 
 Kucağımda bir yığın
Meyvası ayrılığın,
Ben yine geleceğim
Benim küçük meleğim.


 
 Bırakma beni sevdiğim
Gidişine dayanamam
Hasret gözyaşlarımla
Kendimi avutamam


 
 Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil


 
 Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini


Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
SIIRLER
« Yanıtla #3 : Ağustos 25, 2006, 01:46:47 ÖÖ »
Beni terk ettinya kaderimde buda var
yalnızlığım kulağıma acımı fısıldarken
bedenim benim olduğuna isyan ederken
sen sevdiğini zannettiğin canlıyla

ben sigaram kederim ve isyanımla
ölüyorum yaşarken kalbim sensizlikten kuruyarak
yaşarken sen kadar arzulamak ölümü
bu dar var ya....


Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
SIIRLER
« Yanıtla #4 : Ağustos 26, 2006, 01:23:19 ÖÖ »
Kucağımda bir yığın
Meyvası ayrılığın,
Ben yine geleceğim
Benim küçük meleğim.


serhat

  • Ziyaretçi
Zulüm
« Yanıtla #5 : Ağustos 28, 2006, 03:31:55 ÖS »
Neden, neden tanrım, neden
Nedir bu zulûm of of
Nedir, nedir tanrım bu zulûm

Doğmamış dertlerin, sevilmemiş kalbin
Gülmemiş gözlerin sahibi benim
Neden doğar güneş, neden batar bilmem
Ümit dünyasında hüsranlar benim

Yazan acımamış, çektiren acır mı
Kime uzandıysa boş kaldı elim
Yaratmış yaradan, çek demiş sonradan
Bıktırmış bu candan, suçum ne benim

Nedir, nedir tanrım
Of of bu zulûm

Ne dünyada vefa, ne sevgide sefa
Bir derdime şifa bulmayan benim
Gönlüm aşk vurgunu, ömrüm dert yorgunu
Ziyan oldu gitti yıllarım benim

Yazan acımamış, çektiren acır mı
Kime uzandıysa boş kaldı elim
Bir nefes uğruna çektiğim azaptır
Nerede kaldı ümidim benim

Nedir tanrım bu zulûm

serhat

  • Ziyaretçi
Papatyalar
« Yanıtla #6 : Ağustos 28, 2006, 03:33:28 ÖS »
Papatyalar

Anneme ithafen...

Paramparça olmuştu yalnızlıktan
Dağılmış bir yapboz gibi
Yalnızlıktı onu bozan
O olmaktan çıkaran

Sessizlik çökerdi akşamları
Çekilir köşesine, romanını okurdu.
Oysa ne güzeldi akşamları,
Yanında birinin olduğu.

Çekmişti çekeceğini sevdadan.
Akşam çöktüğünde, geçmişin tozlu sayfalarını
Bir bir çevirirdi.
Geleceği merak etmiyordu artık.

Sonra hayatı düşündü
Gömleğine taktığı papatyalar gibiydi hayat.

serhat

  • Ziyaretçi
SIIR BÖLÜMÜ
« Yanıtla #7 : Ağustos 28, 2006, 03:34:48 ÖS »
Öğle Sonu

Titriyor sazan balıkları
Suyun altında
Daha altında suyun saçları kesik
Bir kızın yürüyüşü
Gök bulanık ağlarken.

Kırlangıç tarlaya yaslanmış
Buğday giyinmiş duruyor
Tuğla yüklü bir araba
Geçiyor yoldan
Göğsünde kırlangıcın
Tuğlaların iniltisi.

Öğle sonu yaşlılıktır biraz.

serhat

  • Ziyaretçi
Şu Tatlı Yalanlar
« Yanıtla #8 : Ağustos 28, 2006, 03:37:09 ÖS »
Şu Tatlı Yalanlar

iki kol iki bacak görünmüş gidiyoruz
ne dağ ne taş demeden sürünmüş gidiyoruz
insan mıyız insanlık kolay değildir ama
şu tatlı yalanlara bürünmüş gidiyoruz.

serhat

  • Ziyaretçi
Abbas
« Yanıtla #9 : Ağustos 28, 2006, 03:41:50 ÖS »
Abbas

Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber Sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

serhat

  • Ziyaretçi
Falcı
« Yanıtla #10 : Ağustos 28, 2006, 03:44:21 ÖS »
Falcı

Aşk'ın ilacını buldun mu falcı?
Ne zaman bitecek söyle bu acı?
Ben uzaklarda oysa meçhulde,
Bizi kimler ayırdı söyle be falcı?

Kartların sussa da sen konuş falcı,
Nerdedir şu bahtsız başımın tacı?
Bir gün görmezsem hasta olurdum,
Araya yıllar girdi be falcı...

Ayrılık acısı çok zormuş falcı,
Kalbime saplanıp kaldı bu sancı,
Gözyaşı dostum gülmek yabancı,
Yaşama hevesim bitti be falcı...

Bu aşka idam vermişse savcı,
Yıldızlar susmuş sözler davacı,
Kuruldu sehpa işte darağacı,
Son arzumu sormadan astılar falcı...

Bu çalan şarkı bizimdi falcı,
Notalar eskimiş sözler yalancı,
Hisleri yıkılmış ağlar kemancı,
Yeter kahretme beni sustur be falcı...

Madem sordun onu bak dinle falcı,
Gülyüzü sahteymiş gözler yalancı,
Terketti artık o bir yalancı,
Çaldı mutluluğu gitti be falcı...

Mektupları yaktım yırttım resmini,
Söktüm kalbimden attım ismini,
Anlattım sana işte hepsini,
O da benim gibi yansın be falcı...

Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
SIIR BÖLÜMÜ
« Yanıtla #11 : Ağustos 28, 2006, 11:32:46 ÖS »
Süpersin serhat kardes devam böyle iyi siir yazmissin ellerine saglik. :wink:  :wink:


Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
Asker Ocağı
« Yanıtla #12 : Eylül 07, 2006, 03:00:39 ÖÖ »
Sabah kalk düzelt yatağını giy üstünü 15 dakikada
Burası ana kucağı değil asker ocağı
Bir saat boyunca mıntıka sonra işdimaya
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Sabah kahvaltısı beş zeytin çay kaşar
Öğle akşam yemekte değişik bir koku var
Pilavları hiç karıştırma içinde taşlar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Akşam bot boya birde traş var
Bir yandan soğuk bir yandan rüzgar
Üst değiş saat on deyince herkes yatar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Yağmurda çamurda eğitim yapıyor
Soğuk kış demeden çalışıyor
Çamur içerisinde bıkmadan geziyor
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Mektup bekliyor uzaktaki sevdiklerinden
Nöbet tutarken türkü söylüyor içinden
Yarini özlemiş belli oluyor gözlerinden
Burası ana kucağı değil asker ocağı

550 Gün geçer mi geçer diyorlar
Bu askerlik biter mi biter diyorlar
Sayılı günler çabuk geçer diyorlar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Üşümez donmaz yorulmaz asker
Sevdiğinin hasretiyle yanıyor asker
Gün sayıyor şafak sayıyor asker
Burası ana kucağı değil asker ocağı


selman6767

  • Albay
  • *****
  • 657
    İleti
  • PRESTİJ +5/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • www.otelburcu.com
asker
« Yanıtla #13 : Eylül 07, 2006, 03:06:52 ÖÖ »
günün önemine binaen...
www.otelburcu.com
*********************
Günümüz de radyo, TV., gazete ve dergiler ,broşür, şiir ve resim gibi araçlar propaganda araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu araçlar,doğru yoldan sapmış, iyilik ve güzelliği terk etmiş, günahlar içine batmış olarak tanımlanan fısk içerisindeki kişilerin kontrolünde olduğu zaman, yalanlama, kandırma, hakkı batıla bulaştırma, gerçekleri saklama, münafıklık göstermek şeklinde kendini gösterir.
-----------------
GÖRSEL VE YAZILI BASINI İYİ İZLEYİNİ

Yargıç

  • GECELERiNYARGICI_67
  • Admin
  • Albay
  • *
  • 7526
    İleti
  • PRESTİJ +2012/-8
  • Cinsiyet: Bay
    • http://gecelerinyargici67.tr.gg
    • E-Posta
SIIR BÖLÜMÜ
« Yanıtla #14 : Eylül 07, 2006, 03:26:23 ÖÖ »
Öylede diyebiliriz hocam günün konusu na bu siir


Seo4Smf Tagleri:
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
410 Gösterim
Son İleti Şubat 05, 2007, 09:33:55 ÖS
Gönderen: Yargıç
2 Yanıt
409 Gösterim
Son İleti Mayıs 13, 2008, 07:43:47 ÖS
Gönderen: MiSs_PrEnSeS
5 Yanıt
454 Gösterim
Son İleti Ağustos 20, 2009, 01:58:40 ÖÖ
Gönderen: Yargıç
1 Yanıt
286 Gösterim
Son İleti Ağustos 14, 2009, 12:17:24 ÖÖ
Gönderen: tayfunkan
2 Yanıt
346 Gösterim
Son İleti Ağustos 28, 2009, 03:00:03 ÖÖ
Gönderen: Yargıç